
Yıllar önce bir meslektaşımla yaptığım sohbette “Bir firmanın insan kaynakları, sadece İK bölümünün sorumluluğuna bırakılmayacak kadar değerlidir.” demiştim. Meslektaşımın ilk tepkisi, alındığını belli ederek “Ne yani, şimdi biz insan kaynakları yönetiminde yetersiz miyiz?” şeklinde olmuştu. Ama bu cümle ile aslında ne demek istediğimi açıklayınca, o da bana hak verdi.
Personel bölümünden İK bölümüne dönüşüm sürecinde tabela değişikliğinin ve bir İK yöneticisi veya uzmanının istihdam edilmesinin yetmediği, İK yönetiminin tüm yönetim kademelerince benimsenmesi gereken bir yönetim politikası olduğu zaman içerisinde anlaşıldı.
Bugün geldiğimiz noktada, İK bölümlerince başlatılan birçok proje ve uygulamaların başarısız olmasının, ya da en azından istenen düzeyde sonuç alınamamasının en temel nedenlerinden biri de İK yönetiminin işletme genelinde bir yönetim politikası olarak benimsenmemesi ve diğer bölüm yöneticilerinin İK yönetimindeki rollerini yeterince algılayamamalarıdır. İK uygulamalarında üst yönetimin desteği, diğer bölüm yöneticilerinin katılımı olmayınca da İK bölümünün çabaları boşa gitmektedir.
İnsan kaynakları yönetimi, üst yönetimden başlayarak tüm yönetim kademelerinin sorumluğundadır. İK bölümü ise, işletme genelinde uygulanacak İK politikalarını üst yönetim ve diğer bölüm yöneticileri ile birlikte belirlenmesinden ve bu politikalara uygun araçların geliştirilmesinden, uygulamaların takip edilmesinden ve bölüm yöneticilerine destek verilmesinden sorumludur.
İK yönetimini fiilen yapan bölüm yöneticileridir. İK bölümü sadece yapılan tüm faaliyetleri koordine eder ve ilgili yöneticilere destek verir. Bölüm yöneticilerinin İK yönetimi ile ilgili rollerine örnek verecek olursak;
Görüldüğü gibi İK yönetiminde asıl sorumluluk bölüm yöneticilerinde… Bunlar iyi şekilde yürütülmez ise İK bölümü ne yapsın?