İş Hukuku Uzman Arabuluculuk Hizmeti

Alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerinden biri olan Arabuluculuk, iş hukuku uyuşmazlıklarının çözümünde başvurulan önemli alanlardan biridir. İş hukuku uyuşmazlıkları dava şartı arabuluculuk olmakla (dava açmadan önce arabuluculuk sürecine başvurmanın zorunlu olması) birlikte, işçi ve işverenin aralarındaki uyuşmazlıkları kendi istekleriyle çözümlemek üzere (ihtiyari arabuluculuk) arabulucuya başvurmaları da mümkündür. Dr. Mehmet Cemil Özden, insan kaynakları alanındaki 25 yıllık deneyim ve aldığı İş Hukuku Uzman Arabuluculuk Eğitimi ile işçi-işveren arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde ihtiyari arabuluculuk yöntemiyle taraflara katkıda bulunmaktadır.

İş hukuku uyuşmazlıklarında işçinin veya işverenin dava yolu ile haklarını koruması her zaman mümkündür. Bu noktada uyuşmazlıklarını çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulması ve anlaşma sağlanamaması halinde, dava açma yoluna gidilmesi önünde bir engel yoktur. Arabuluculuk süreci, nispeten daha uzun süren dava sürecinden önce tarafların menfaatlerine uygun bir anlaşma zeminin araştırılmasında önemli fırsatlar sunar. Bu çerçevede; iş ve çalışma ilişkisinden veya iş akdinin feshinden kaynaklanan işe iade istemleri, ücret alacağı, fazla mesai ücreti alacağı, yıllık ücretli izin alacağı, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacağı ile ihbar ve kıdem tazminatı alacakları, arabuluculuk uygulaması açısından elverişlidir.

İş hukuku uyuşmazlıklarında Arabuluculuk sürecinin temel özelikleri ve yararları kısaca aşağıda belirtilmiştir:

  • Arabuluculuk süreci dava şartı olmakla birlikte tarafların süreç içerisinde gönüllü olması ve istedikleri zaman süreci sonlandırabilmesi
  • Uyuşmazlığa menfaat ve ihtiyaç odaklı karşılıklı kabul edilmiş bir çözüm bulunabilmesi
  • Uyuşmazlıkların kısa sürede ve düşük maliyetle çözümlenebilmesi
  • Arabuluculuğun her aşamasında kontrolün taraflarda olması
  • Arabuluculuk sürecince tarafların eşit olması ve arabulucunun tarafsız olması
  • Arabuluculuk sürecinin gizli olması ve dava sürecine başvurulduğunda sadece arabuluculukta ortaya konan veya kabul edilen iddia/tekliflerin delil olarak kullanılamaması